Gurulogy by Serra Tükel.   © Her Hakkı Saklıdır / 2013.

 

info@gurulogy.com

  • Facebook - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Instagram - White Circle
YE, SEV, DANS ET ! 

DONOSTIA, San Sebastian

LEZZETLER DİYARI VE ÖTESİ "BASK ÜLKESİ"

SERRA TÜKEL

31/10/2016

Bilbao / İSPANYA

Yıllardır hayalini kurduğum Bask ülkesi turunu sonunda bu sene Ekim ayında gerçekleştirdim!
Bask "ülkesi" demem sizi şaşırtmasın. Biz belki buraları İspanya ve Fransa olarak biliyoruz, ama Basklar 1200 senesinden bu yana özerkliklerini korumuş, Avrupa'nın en eski ve izole topluluklarından biri aslında. İspanya'nın kuzeyi, Fransa'nın güney batısında kalan bu bölgenin insanları, sadece kendi aralarında evleniyor ve spor takımlarında yabancı oyuncu oynatmıyorlar. T, x, p gibi sessiz harflerin yan yana bulunduğu telaffuzu imkansız kelimeler içeren Bask dili ise diğer hiçbir dile benzemiyor. Tüm bu kapalılığının yanında, Bask bölgesi doğası ve gastronomisi ile parlayan bir turizm cevheri olarak öne çıkıyor.


Tadı hala damağımda kalan Bask turumuzu anlatmaya başkent Bilbao'dan başlıyorum...

Ulaşım

İstanbul’dan Bilbao'ya THY ile haftanın her günü 4 buçuk saatlik bir uçuşla erişebiliyorsunuz.  Bilbao - San Sebastian arası arabayla 100 km. Her ne kadar şehir içinde arabaya ihtiyaç olmasa da, civar kasabaları gezmek ve şehirler arası ulaşım için araba kiralamanızı tavsiye ederim.

​THY uçuşları akşamüstü vardığı için biz gidişte bir gece Bilbao'da konaklayıp ertesi sabah şehrin en meşhur simgelerinden biri olan Bilbao Guggenheim Müzesi'ni gezmeyi planladık.

İlk Durağımız Bilbao!

Bilbao, Bask Ülkesi'nin en kalabalık nüfusa sahip, ağır sanayisi olan, aynı zamanda da en zengin şehri olarak biliniyor. Ancak 1997 yılında ünlü mimar Frank Gehry'nin tasarladığı titanyum kaplı Guggenheim Müzesi ile şehrin silüeti bir yenilenme sürecine giriyor ve bugün, önemli kültür ve sanat merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bilbao'da eğlence hayatı çoğunlukla kültürel etkinliklerle şekilleniyor. Yemek saatleri diğer şehirlere göre daha erken başlayıp bitiyor ve restoranlar daha pahallı. Tabii Pintxos Barlar hariç! 

 

Pintxos (Pinchos) Bask dilinde Tapas anlamına geliyor. Tapas'dan tek farkı bu küçük lezziz atıştırmalıkların çoğunlukla ekmek üstünde ve kürdanla servis ediliyor olması. Tanesi 1.5 ile 3.5 Euro arası değişen Pintxos'lar ile ısınma turumuza ilk akşam Bilbao'dan başlıyoruz. Deputacion caddesindeki Bar El Globo'da yediğimiz mühürlenmiş ton balığı ve karamelize soğanlı Pintxos tüm gezinin en iyileri arasına giriyor. Bu caddede yer alan tamamen camdan yapılmış kütüphane binası da görülmeye değer bir başka yapı. 

Ayrıca şehir merkezinde Philippe Starck tarafından tasarımı yenilenip, eski şarap ambarından kültür ve eğlence merkezine dönüştürülen  Azkuna Zentroa  binası da Bilbao ziyaret noktalarına eklenebilir.   

Guggenheim Bilbao Müzesi ise buralara kadar gelmişken mutlaka görülmesi gereken bir yer. Bizim şansımıza bu dönemde "Francis Bacon: From Picasso to Velázquez" sergisi de vardı. Yakınlarda ziyaret edecek olanlar için bu sergi 8 Ocak 2017'ye kadar devam ediyor olacak. 

Donostia, San Sebastian

Guggenheim turumuz sonrası Bilbao'ya veda edip San Sebastian'a ya da Bask dilindeki adı ile Donostia'ya doğru yola çıkıyoruz. Tüm yollar alabildiğine yeşil, yol boyunca  Pireneler arka fonu süslüyor. 

Yaklaşık 1buçuk saatte varıyoruz San Sebastian'a. Ekim sonu hava serin olmasına rağmen ellerinde sörf tahtaları ile çıplak ayak yürüyen adamlar görmeye başlıyoruz sokaklarda. 

Okyanus'tan içeri süzülen ve günün her saatinde gelgitini izleyebileceğiniz şehrin ortasındaki nehrin kenarında tüm haşmetiyle Hotel Maria Cristina selamlıyor bizi. 20. yüzyılın başında yapılan ve yıllar boyu San Sebastian'ı ziyaret eden pek çok ünlüyü ağırlayan bu otel şehrin en şık ve sofistike simgelerinden biri. Otelin önünden yürüyerek eski şehre (old town) doğru yol alıyoruz...

Pintxos Kültürü

Pintxos keşifleri için Borda Berri, Zeruko, Txepetxa, Bar Nestor, La Vina, La Cuchara de San Telmo ve Ganbara 'nın yer aldığı tavsiye listemle turlamaya başlıyoruz. Bu bölgenin bebek kalamarları, ahtapotları, mevsim mantarları, okyanus balıkları, dana pastırması, kuzusu ve domuz etleri oldukça meşhur. Özetle en iyi malzemeler, en cömert şekilde Pintxos'ların üzerinde afiyetinize sunuluyor. Belki yüzlerce pintxos bar var San Sebastian'da, ama şaşırtıcı bir şekilde hepsinde ayrı bir tat, farklı bir sunum veya kombinasyonla karşılaşıyorsunuz. Üstelik bu gurme lezzetlerin fiyatları Euro kuruna rağmen çok makul!

1-2 kadeh Rioja şarabı ile 3-4 adet doyurucu Pintxos'a toplamda 10-15 Euro civarı ödüyorsunuz.

Bir yandan da bu şehir Michelin yıldızı kaynıyor. Tokyo'dan sonra Dünya'da en çok yıldızlı restoran olan ikinci şehir San Sebastian. İnsan bir ikileme düşüyor. "Pintxos kültürünün rahatlığı, sosyalliği ve erişilebilirliği mi; yoksa Michelin'in deneyselliği, şıklığı ve ağırlığı mı?".

Bizde Pintxos ağır basıyor ve tatilimizi bu rahatlıkta sürdürüyoruz.

İlk akşam Ganbara'nın restoran bölümüne rezervasyon yapıyoruz. Karidesli Dülger, Midyeli Codfish, Istakoz Salatası ve hayatımda yediğim en iyi mantarlardan oluşan bir ziyafet çekiyoruz kendimize.

Sonraki günler ve gecelerde ise bar hopping şeklinde binbir çeşit lezzet deneyimi yaşıyoruz.

La Vina'da Avrupa'nın en iyisi olduğu söylenen Cheesecake'ten iki posta, Jatetxea Bar'da ise hayatımın ilk Deniz Kestanesini Pintxos formunda deneyimliyorum. 

Pintxos keşif listemize tavsiyeler dışında Beti-Jai Berria, El Cueva ve kahvaltılarıyla Bideluze ekleniyor.

Bir de San Sebastian'ın plajı Playa de la Concha üzerindeki "Cafe de la Concha"yı çok seviyoruz. Özellilkle güneşli günlerde, kumsalın tam üstündeki camekanlı oturma bölümü ve deniz mahsülleri ile favorilerimiz arasına giriyor.

Yemek Dışında San Sebastian

San Sebastian sadece bir gastronomi merkezi değil, doğal güzellikleri ile de cennetten çıkma bir şehir. Bir yanda üzerinde Meryem Ana heykeli yükselen Urgull Tepesi, diğer yanda tarihi teleferikle tırmanılan Igeldo arasında kalan beyaz kum plajı Playa de la Concha ve tam ortada dev bir kaplumbağayı andıran Santa Clara Adası ile resim gibi bir yer burası. Her ne kadar Atlantik kıyısı bir Akdeniz olmasa da, San Sebastian güzellikleriyle İspanya Krallarının da tarih boyu yazlık yeri olmuş.

Playa de la Concha'nın hemen gerisinde kalan Miramar Palace yazlık olarak kullanılan şatolardan biri ve yine şehrin en güzel panoramik manzaralarından birini seyredebileceğiniz bir nokta. 

Ayrıca dalga sörfü öğrenmek, geliştirmek için de San Sebastian doğru adres.

San Sebastian'ın en iyi Pintxos barlarından biri olan La Cuchara de San Telmo, Bask bölgesinin en kapsamlı müzesi olan ve San Telmo Museo'nun arka bahçesinde yer alıyor. Buralara kadar gelmişken San Telmo Müzesi'ni de gezmenizi tavsiye ederim.

Bir de tabii özellikle gastronomi meraklıları için, Michelin yıldızlı şeflerin yetiştiği Basque Culinary Center var görülecek yerler arasında. Arabayla merkezden 7-8 km uzaklıktaki Basque Culinary'de Pazar hariç her gün öğle yemeği servisi de veriliyor. Biz maalesef Pazar kapalı olduğunu oraya vardığımızda gördük. Buraya gitmeye niyet ederseniz aklınızda olsun.

Fransa Keşifleri : Saint Jean De Luz ve Biarritz

San Sebastian, Fransa'nın meşhur tatil beldelerinden biri olan Biarritz'e 45 km mesafede yer alıyor. Bask turumuzun son etabında günübirlik Fransa'ya geçerek buradaki Bask şehirlerini de keşfediyoruz.

San Sebastian'dan Biarritz'e giderken 30km mesafede yol üzerindeki küçük liman şehri Saint-Jean-De-Luz'de de bir mola vermeyi ihmal etmiyoruz. Burada meydanda şarabımızı içip üzerine Fransa'nın meşhur pastanesi Paries'den tatlılarımızı alıp Biarritz'e doğru yola devam ediyoruz.

Biarritz, kayaların binbir çeşit forma girdiği muhteşem güzellikteki sahili, doğası, deniz kenarındaki lüks şato otelleri, termalleri, Casino'ları ile Avrupa'nın en lüks turizm merkezlerinden biri, aynı zamanda da en ünlü dalga sörfü merkezi olarak biliniyor. Şansımıza bizim ziyaret ettiğimiz hafta sonu Fransa Sörf Şampiyonası yapılıyordu ve binlerce ziyaretçi Biarritz sahillerini doldurmuş sörfçüleri izliyordu.

 

Biarritz sahilinde yer alan ve ihtişamı ile gözden kaçmayacak Hotel du Palais, III. Napoleon tarafından 19. yüzyılda eşi İmparatoriçe Eugenie için yazlık şato olarak yaptırılmış ve günümüzde lüks hotel & spa olarak hizmet veriyor.  Biarritz, bugün hala Avrupa aristokrasisinin favori tatil beldeleri arasında yer alıyor. Haliyle fiyatlar da San Sebastian'a göre burada epey yüksek kalıyor. Bask turunuza romantik bir hava eklemek isterseniz Biarritz'de bir gece konaklamanız tavsiye edilir. Tabii Fransa sınırına geçtiğinizde Fransızların meşhur midye yemekleri Moules Mariniere & Fritz (midye + patates) yemeyi de ihmal etmeyin derim.

5 gece - 6 gün süren Bask turumuzda gezdiğimiz yerlerin, gördüklerimizin ve tattığımız tüm lezzetlerin tadı damağımda kalıyor.

Dönüş yolunda bizi yolcu eden THY Bilbao Şube Müdürü Umut Aydoğan'ın tavsiyesiyle bir dahaki turumuza Astorias bölgesini de eklemeyi niyet ederek Bask diyarına veda ediyoruz...

Adresler:

https://www.guggenheim-bilbao.es/en/

http://barelglobo.es

http://www.hotel-mariacristina.com/en

www.ganbarajatetxea.com

http://lavinarestaurante.com/en/

http://www.cafedelaconcha.com

http://www.santelmomuseoa.eus/index.php?lang=en

http://www.paries.fr/

http://www.hotel-du-palais.com/

İLGİLİ BAŞLIKLAR