Sanatta Sıfır Emisyonlu Günler Yakın

İklim krizi hayatın her alanında, çepeçevre dünyamızı sardıkça, tüm sektörler iş yapış şekillerini sil baştan gözden geçirerek, emisyonlarını azaltmak üzere önlemler alıyor ve harekete geçiyorlar. Emisyonlar düşünüldüğünde sektörler arasında belki de en son aklımıza gelecek olan sanat sektörü olsa da, rakamlar azımsanmayacak boyutlarda karşımıza çıkıyor. Gurulogy'de bu hafta konuk yazar, sanat sever arkadaşım Sibel Yücel bize sanat dünyasından sürdürülebilirlik alanında gelişmeleri güncel bir perspektiften aktardı...


Image : www.frikifish.com
Sustainable Art

Son günlerde hepimiz NFT (non-fungible token) yani kripto sanat konusunu konuşuyoruz. Bir yanda sanatın bu yeni formu ve milyon dolar değerinde kedicikler ve avatarlar gündeme oturmuşken, diğer yanda Cryptoart.wtf web sitesinde yayınlanan haberde 10 saniyelik bir NFT satışı sırasında harcanan elektrik miktarının, eserin sanatçısının stüdyosundaki 2 yıllık elektrik harcamasına denk geldiği gözler önüne seriliyor! Ve bizleri bir anda NFT'nin çevreye olan etkilerini düşünmeye sevk ediyor. 3 cm boyutundaki bir kripto kedi yüzünden, bizleri belki de daha susuz ve sıcak günlerin beklediğini düşünürsek karşımıza oldukça vahim bir tablo çıkıyor...

Geleneksel sanat alanında da durum çok farklı değil. 2019 yılında İngiltere’de yayınlanan Sanat Konseyi Çevre Raporu’na göre, 2018 ve 2019 yıllarında İngiliz sanat endüstrisi ağırlıklı enerji ve su tüketimi sebebiyle 115 bin ton karbon salınımı gerçekleştirmiş. Bu miktarda bir salınımın sıfırlanması için karşılığında 115 bin yeni ağaç dikmek ve 100 yıl beklemek gerekiyor. Fakat çevre bilimcileri emisyonların bu hızla devam etmesi durumunda 100 yıl sonrasında yaşanabilir bir dünya öngörmüyor. Dolayısıyla her alanda olduğu gibi sanat alanında da çevresel dönüşüm şart gözüküyor.


Raporun detaylarını merak ederseniz linke tıklayarak görüntüleyebilirsiniz.

Sanatın bu bağlamdaki rolü günden güne daha da önem kazanıyor. İklim krizine dikkat çeken sanat eserleri çoğalıyor, dönüştürülebilir malzeme kullanımı artıyor ve sıfır karbon sanat fuarları yapılması planlanıyor.


18 yaşındaki iklim savunucusu Greta Thunberg, dünya liderlerinin ilgisini çekmeyi başararak bundan iki sene önce Eylül 2019’da Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmasında tüm büyüklerinden “how dare you” diyerek hesap sormuştu. İşte bu sözünü Brezilyalı sanatçı Rubem Robierd Art Basel Miami sırasında bir otelin havuzunda buzdan bir heykel olarak yapmış ve heykel 8 saat içinde eriyerek havuz suyuna karışmış küçük çapta bir buzul erimesi performansı sergilemişti.

New York’da yer alan modern sanat müzesi MoMA da “Broken Nature” adlı yeni sergisinde iklim krizine dikkat çekerek, insanoğlu ile doğa arasındaki bozulmuş ilişkinin tamir edilmesine dair bir düşünme platformu sunuyor. Serginin büyük bir kısmı dönüştürülebilir malzemeden oluşan sanat eserlerinden oluşuyor.



Diğer yandan, bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Helsinki Bienali, çevreye en duyarlı bienal olma manifestosu ile öne çıkıyor. Şubat ayında ilke ve hedeflerini açıklayan bienal, sanata, çevreye ve insana karşı sorumluluk konularını en üst madde olarak konumluyor. Bienal boyunca, özel tasarlanmış bir karbon ayak izi hesaplayıcısıyla tüm bienalin emisyon hesaplarının yapılması planlanıyor.



Ülkemizde de sanat alanında sürdürülebilirlik konusunda son yıllarda önemli adımlar atılmaya başlandı. Sonuncusu 2019 senesinde gerçekleştirilen İstanbul Bienali “7. Kıta” da bienalin kavramsal çerçevesi iklim krizi üzerine yoğunlaşmıştı. IKSV de bu konuya dikkat çekmek üzere Şubat ayında 128 sayfalık kapsamlı bir rapor yayınladı. “Ekolojik Dönüşüm için Kültür Sanat” adı altında yayınlanan bu raporda ekolojik dönüşüm önerileri ve eylem planı rehberi de sunuluyor. Rapor erişmek için bu linkten indirebilirsiniz.


Sanatın iyileştirici gücü tartışmasız her alanda karşımıza çıkmaya devam ediyor. Farklı disiplinlerle olan etkileşimleri her zaman çok güzel sonuçlar doğuran sanat, eminim ki çevreyle insanoğlu arasındaki köprülerin yeniden kurulmasına öncülük ederek dünyayı güzelleştirecek en etkin araçlardan biri olacaktır.


Bol sanatlı, sıfır emisyonlu günler hayaliyle...