Gurulogy by Serra Tükel.   © Her Hakkı Saklıdır / 2013.

 

info@gurulogy.com

  • Facebook - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Instagram - White Circle
YE, SEV, DANS ET ! 

MAMA SHELTER, Beyoğlu

MAMA SHELTER İLE 1920’LERİN SWING RUHU GERİ DÖNÜYOR

SERRA TÜKEL

01.04.2015

 +90 (212) 252 02 00

İstiklal Caddesi, Beyoğlu/ İSTANBUL

Durağımız Mama Shelter Beyoğlu. Günlerden bir Pazar. Saat sabah 11:00.

 

Hüseyinağa Camii’nin önünde Demirören AVM’ye gelmeden iniyoruz tramvaydan. Demirören’in sağından ilk sokak arasına, oradan da soldaki kapıdan içeri girerek ünlü Fransız tasarımcı Phillippe Starck’ın imzasını taşıyan Otel ve Restoran Mama Shelter İstanbul’a çıkıyoruz asansörle.  

 

MAMA SHELTER SWING BRUNCH

Mama Shelter’ın restoranının olduğu katta asansörden iner inmez harika bir Swing Jazz müziği karşılıyor bizi. Öyle ki, bir Pazar sabahı New Orleans müzikleriyle canlı bir performans olabileceği akla gelmiyor o sırada. Bir de bakıyorum sahnede “Uninvited Jazz Band” üzerlerinde 1920’lerin kostümleriyle ve canlı müzikleriyle Mama’nın rengarenk hazırlanmış açık büfesine eşlik ediyorlar. İçim müzikle kıpır kıpır, masama doğru yürürken 20’ler ve 30’lardan fırlamış giysiler içinde insanlar görüyorum sağda solda. Herkes kostümlü değil ama bir grup var ki sanki az sonra tiyatro oyunu için sahne alacaklar.  Masalarda ve barın çevresinde pantolon askıları ve şapkalarıyla adamlar, elbiseler ve dans ayakkabılarıyla kadınlar...

 

2015 senesinde ve İstiklal’de bir Pazar gününde değiliz kesinlikle!

Özenle hazırlanmış büfelerin arasında bir gözüm somonlu rulolar ve kinoalı salatada, diğer gözüm makaron ve pancake’lerde tatlıdan mı tuzlulardan mı başlasam diye iki elde iki tabakla ortada dolaşırken sahnede danslar başlıyor.

Evet gündüz gözü, o kostümlü insanlar canlı müzik eşliğinde Swing yapıyorlar.  Hem de müthiş hareketli bir Swing!

O sırada öğreniyorum ki, dans edenlerin çoğu Swing İstanbul üyeleriymiş yani İstanbul’un tek ve ilk Swing Okulu’ndan gelmişler. Yaptıkları dans ise 20’lerin sonlarında Amerika’da ortaya çıkan, günümüzdeki en yaygın ve ilk eşli Swing dansı olan Lindy Hop imiş.

 

Tabağımdaki yemekleri bitirmemle beraber, fazla sohbete dalmama izin verilmeden bir de bakıyorum ben de dansa kaldırılmışım. Evet artık o gündüz gözü dans edenlerin arasındayım ve gerçekten çok eğleniyorum. Sekiz vuruşlu Swing müziğinin ritmine dayalı Lindy Hop’un adımlarını çözmeye çalışıyorum az da olsa.

 

Şarkı sona erdiğinde dans edenleri biraz daha yakından seyretmek için Mama Shelter’ın rengarenk can simitleri ve neon ışıkları ile dekore edilmiş barında bir sandalyeye oturuyorum. Bara oturunca barmen hangi kokteyli ikram edelim diye soruyor. Unutmuşum Mama Shelter’ın Swing Brunch’ında bir de kokteyl ikramı var! Bakıyorum saat de öğleden sonra 1’i geçmiş. Madem öyle kendime bu vesileyle güzel bir Bloody Mary siparişi veriyorum ve dansları izlemeye devam ediyorum.

 

Danslı, müzikli, neşeli ve zengin açık büfeli Mama Shelter Swing Brunch saat 15:00’e kadar sürüyor.

Bu sıra dışı Brunch etkinliğini Mama Shelter ayda iki pazar günü gerçekleştiriyor. Ayrıca Swing Brunch’dan bir önceki Çarşamba gecesi yine Mama Shelter’da akşam 20:00’den itibaren Swing Jazz Partileri organize ediliyor. Bu partilere  katılanlara Swing İstanbul ayrıca ücretsiz toplu Lindy Hop dersleri de veriyor. İlgilenenler için Swing Brunch haftasında önden Çarşamba akşamı Swing Partiye gitmeleri daha sonra da öğrendikleri figürleri Swing Brunch’da pekiştirmeleri önerilir.

 

Mama Shelter İstanbul’da canlı müzik, danslar eşliğinde açık büfe Swing Brunch’ın fiyatı kişi başı 89 TL. Bu fiyata sınırız eğlence ve bir de kokteyl dahil. Zaman tüneline girmek ve farklı bir brunch tecrübe etmek isteyenlere duyurulur !

Woody Allen’in “Paris’te Gece Yarısı” filmini izleyenler hatırlar. Filmin başkahramanı Gil, bir gece yarısı Paris sokaklarında tek başına yürürken önüne çıkan bir atlı arabaya atlar ve arabadan indiğinde kendisini  bir anda 1920’lerde, arka fonda Çarliston müzikleri çalarken ve dönemin ünlü yazarları F. Scott Fitzgerald ve Ernest Hemingway ile sohbet halinde buluverir.  Gil öyle sever ki o dönemi, her akşam aynı arabayı yakalayıp geçmişteki serüvenini sürdürmeye devam eder film boyunca.

 

Şimdi ben bunu neden anlatıyorum ? Çünkü birazdan sizi İstanbul’da tatlı bir serüvene, 1920’lerde bir Swing dans partisine götüreceğim. Belki gecenin geç saatlerinde sokakta yürürken bir atlı araba ile değil ama İstiklal Caddesi’nde sabah saatlerinde tarihi tramvay ile başlayacak maceramız... 

Mama Shelter Swing Brunch ile zaman tüneline girip 1920'lerin Swing dans partisinde bulabilirsiniz kendinizi..

"

"

İLGİLİ YAZILAR