Gurulogy by Serra Tükel.   © Her Hakkı Saklıdır / 2013.

 

info@gurulogy.com

  • Facebook - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Instagram - White Circle
YE, SEV, DANS ET ! 

GRANDMA'S WONDERLAND, Silivri

Silivri'de Harikalar Diyarı;

GRANDMA'S WONDERLAND

SERRA TÜKEL

31.05.2016

 +90 (532) 253 50 88

Ören Çiflik Evleri, Akören Caddesi NO.110 Silivri

Günlerden bir Pazar...

Bu bahsi geçen Pazar gününü şehrin kalabalığında, sahilin adım adım ilerleyen trafiğinde veya kahvaltıcılarda kuyruk bekleyerek geçirmek yerine, Silivri’deki Grandma’s Wonderland'de yapılacak “Raw Food & Yoga” atölyesine giderek değerlendirmeye karar veriyorum...

Her ne kadar ilk başta Pazar günü Silivri yolları gözümde büyüse de, Grandma’s Wonderland’e gidiş TEM otoyolundan yaklaşık 45 dakika sürüyor. Gişelerden çıkınca Akören tabelasından ilk sağa sapıp, 3.5 km sonra tekrar sağ yaparak Ören Çiftlik Evleri’ndeki harikalar diyarına ulaşıyoruz.

Daha içeri adım atar atmaz, “iyi ki geldik” diye geçiriyorum içimden. Rengarenk çiçekler ve meyve ağaçlarıyla bezenmiş göz alabildiğine uzanan yemyeşil bir bahçe, girişin solunda doğal taşlardan ve ahşap malzemeler kullanılarak inşa edilmiş büyük bir ev, tam ortada koskaca bir gölet, arka fonda çığıran horozlar ve bizleri hoş geldiniz havlamaları ile karşılayan köpekler...

“Ya cennetteyiz, ya da birazdan Alice’in beyaz tavşanı çıkacak” diye düşünüyorum o an!

Çiftliğin Harikaları...

Göletin yanından dümdüz ilerleyince solda mutfağın bulunduğu ikinci bir taş bina görünüyor. Burada köy peynirleri, tereyağlar, ev yapımı reçeller, bahçenin yeşilleri, çörekler, ızgarada cızırdayan sucuklar ve hellimlerle donatılmış ağız sulandırıcı bir kahvaltı büfesi karşılıyor bizi. Rüya devam ediyor olmalı!

Tam o sırada bu cennetin yaratıcısı ve işletmecisi arkadaşım Özgün Levent ile kucaklaşıyoruz. Aylardır uğraştığı, ailesine ait bu çiftlik evinde güzel bir şeyler yaptığını biliyordum, ama bu kadarını da beklemiyordum. Meğer bu arazi ve butik otele çevirdikleri ev, 20 yıldır Özgün’ün ailesine aitmiş. Bugün gördüğümüz bütün o meyve ağaçlarını, tarladaki sebzeleri, yıllar boyu ekmişler, biçmişler ve bahçeyi oya gibi işleyerek bugünkü haline getirmişler. Bununla da yetinmeyip üstüne kendi şaraplarını ve pekmezlerini de üretmeye başlamışlar.

Cabernet Sauvignon ve Merlot üzümlerinden oluşan mini bağlarında Chateaux tarzı üretimlerinin 2015 hasadını, Kasım 2016’da şişelemeyi planlıyorlarmış. Limitli miktarda üretilecek şarapları dışarıda satılmayacak, sadece House Wine olarak misafirlerine ikram edilecekmiş. 

 

Şarapla birlikte ayrıca lavanta ve reyhanla aromalandırdıkları pekmez üretimleri de bulunuyor. Bu yaz farklı doğal aromalar da denemeyi düşündüklerini heyecanla  anlatıyor Özgün.

Toplamda 40 dönüme yayılan bu arazinin 2000 metrekaresine, girişte gördüğümüz 10 odalı ev oturuyor. Evin 7 odasını, 1 Nisan 2016 itibariyle butik otel olarak konaklamaya açmışlar. Bahçenin güzelliği bir yana, ev de bir başka harika zevkle dekore edilmiş. "Bunda kimin parmağı var?” diye sorduğumda, evi de Özgün'ün anne ve babasının dekore ettiğini öğreniyorum! Özgün'ün annesi mimar olmamasına rağmen projeyi şekillendiriyor, babası da inşaatı yapıyor. Çift, hayallerindeki mobilyaları yaptıracak kalitede bir atölye bulamayınca, baba bir de atölye kurup mobilyaları kendi üretiyor! Hal böyle olunca, verilen emek ve zevk Grandma's Wonderland'in her köşesinden adeta fışkırıyor..

Sofradan Tarlaya - Tarladan Sofraya

Bu keyifli sohbet eşliğinde kahvaltımızı ettikten sonra, kendimizi “Raw Food Yemek Atölyesi" için hemen arkadaki tarlalara sebze ve ot toplamaya atıyoruz. Bezelye, fesleğen, dereotu, bebek ıspanak, marul, roka, lahana...Hepsinin tadı, kokusu, rengi alıştığımız, bildiğimiz yeşillerden çok daha yoğun, bir başka güzel. Hele o şeker gibi bezelyelerden kendimi tutamayıp çiğ çiğ kaç tane yiyorum, sayısı belli değil!

Elimizde tarladan topladığımız ganimetlerimizle mutfağa geri dönüyoruz. Mutfağın olduğu taş bina, çiftliği butik otele çevirmeye karar vermeden önce atları Veronika'nın ahırı olarak kullanılıyormuş. Şimdi ise "The Barn" adını verdikleri bu binada kendi şaraplarını ürettikleri şaraphaneleri, yarı profesyonel bir mutfak, taş fırın, odun ocakları ve kiler yer alıyor.

İşte bu mutfakta, dönem dönem konuk şeflerle birlikte bizim katıldığımız Pazar günü olduğu gibi çeşitli yemek atölyeleri düzenliyorlarmış.

Bizim şansımıza tam da benim ilgimi çeken Vegan mutfağından, hiç ateş görmeden çiğ sebze ve meyvelerle hazırlanan bir menü çıkıyor; Grandma's Raw Salatası, Kabak Spagetti ve Kakaolu Raw Tart. Yemeklerimizi hazırlamaya başlamadan önce de evde badem sütü yapılışı ve baklagil filizlendirilmeyi öğreniyoruz.

Mutfakta hareretle geçen bir buçuk saatlik çalışmanın ardından, sırada çimlerde yoga seansı başlıyor. Grandma's Wonderland'de kuş sesleri ve çiçek kokuları arasında yoga yapmanın keyfine varıyoruz.

Yoga seansımızın bitiminde ise,  sabah kahvaltımızı ettiğimiz verandada "Raw Food" atölyesinde hazırladığımız yemeklerden oluşan rengarenk, leziz bir büfe bekliyor bizleri.

Mutluluğun Tarifi...

Mutluluğun tarifini yaşıyor olmalıyız diye düşünüyorum. Doğada olmak, aktif olmak, huzurlu olmak ve iyi gıdalarla beslenmek...

"Burada daha çok vakit geçirmek insanın ömrünü uzatır" diyorum Özgün'e.

Anlaşılan o ki, Özgün ve ailesi bunu çoktan keşfetmişler...

"Burada ailece bugüne kadar mutlu hatıralar biriktirdik, şimdi istiyoruz ki bizim gibi toprağı, iyi yemeyi, iyi yaşamayı sevenler de buradan mutlu anılarla dönsün ve fırsat buldukça gelip bizimle bu çiftlik hayatını paylaşsınlar. 

Çiftliğin adını Grandma’s Wonderland koymamızın nedeni, buranın çiftlik sahibinin üç torununa adanmış olması. Şimdi Grandma’s Wonderland’de tecrübeyi nesilden nesile aktararak çiftliği ayakta tutmak ve ileri götürmek istiyoruz. " diye hedeflerini anlatıyor Özgün.

Grandma's Wonderland, belli ki bu hedeflere, iki ay gibi kısa bir sürede ulaşmış ki, açıldığından bu yana toplamda sekiz yıldönümü çifti ağırlamışlar, gölet üstünde bir evlilik teklifi yapılmış ve bahar yağmuru altında şömineli verandada bir nikah yemeği organize etmişler. 

Tüm odaları farklı özelliklerle tasarlanan Grandma's Wonderland şimdilik sadece Perşembe - Pazar günleri arası ve özel etkinlikler için açılıyor. Temmuz ayından itibaren ise yaz-kış haftanın her günü açık olmayı hedefliyorlar.

Kendinize ve sevdiklerinize güzel bir hafta sonu hediye etmek isterseniz Grandma's Wonderland harika bir seçim olacaktır...

GRANDMA'S "RAW FOOD ATÖLYE" TARİFLERİ

GRANDMA’S RAW SALATA

100 gr taze bezelye 

10 adet körpe karalahana

6 dal dereotu

1 adet kıvırcık

10 adet körpe ıspanak

10 adet taze karadut, bütün ve sapsız

8 dal yabani semizotu dal ve yaprakları

6 adet taze çilek, ince ve yuvarlak doğranmış

6 dal baby roka

6 adet sarı cherry domates, ikiye bölünmüş

6 adet kırmızı cherry domates, ikiye bölünmüş

6 dal tere

6 dal kuzu kulağı

Sos İçin;

6 dal taze kekik, yapraklarına ayrılmış

2 dal taze biberiye, yapraklarına ayrılmış

3 dal taze mercanköşk, yapraklarına ayrılmış

4 dal taze kişniş, yapraklarına ayrılmış

3 dal dereotu, yapraklarına ayrılmış

3 dal maydanoz, yapraklarına ayrılmış

1 adet lime suyu

100 ml sızma zeytinyağı

Maldon tuz

Taze çekilmiş karabiber

DOMATES SOSLU KABAK SPAGHETTI

1 adet kırmızı dolmalık biber, ince doğranmış

1 adet domates, ince doğranmış

6 adet kuru domates 2-3 saat suda bekletilmiş, ince doğranmış

2 diş sarımsak, ince doğranmış

2 yemek kaşığı zeytinyağı

1 çay kaşığı deniz tuzu

½ çay kaşığı tane karabiber

1 çay kaşığı toz cayenne

1 yemek kaşığı taze kekik, yapraklarına ayrılmış

2 yemek kaşığı taze fesleğen, ince doğranmış

2 yemek kaşığı frenk soğanı, ince doğranmış

4 adet kabak, ince şeritler halinde kesilmiş

Bahçeden reyhan filizi

= tüm malzemeleri karıştırıp kabaklar ile servis edin.

 

 

ÇİKOLATALI TART

Crust için:

400 gr ceviz, 12 saat suda bekletilmiş.

50 gr esmer şeker

70 gr raw kakao

= tüm malzemeyi rondoda çektikten sonra tart kalıbına dilediğiniz miktarda taban olarak yerleştirip buzlukta 20 dk kadar dinlendirin.

 

Dolgu için:

100 gr raw kakao

200 gr hurma ezmesi, çekirdekleri çıkartılarak 12 saat suda bekletilmiş

125 gr tahin

200 gr agave şurubu

150 gr kakao yağı, rendelenmiş

1 tutam vanilya

175 gr su

= tüm malzemeyi şefin gösterdiği şekilde rondoda çektikten sonra süzgeçten geçirerek pürüzsüz bir kıvam elde edin.

= dinlendirdiğiniz tart tabanının üzerine döküp tekrar dondurucuya atın ve 1 saat kadar dinlendirip servis edin.

İLGİLİ BAŞLIKLAR